27.09.2026 - Sektör Aydın
REKLAM ALANI

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi’nde akademik birikimden klinik yaklaşıma; Prof. Dr. Ceren Günel

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi’nde akademik birikimden klinik yaklaşıma; Prof. Dr. Ceren Günel

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’ndeki uzun yıllara dayanan akademik kariyerini muayenehane çalışmalarına taşıyan Prof. Dr. Ceren Günel; Kulak-Burun-Boğaz alanındaki deneyimi, yurt dışında aldığı eğitimler ve akademik çalışmalarının yanı sıra tanı, tedavi ve takip süreçlerinde hasta odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekiyor.

 

Mesleki yolculuğu, 2001 yılında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde başladığı Kulak-Burun-Boğaz uzmanlık eğitimiyle şekillendi. Akademik kariyerini aynı üniversitede sürdüren Günel, 2021 yılında profesörlük unvanını aldı. 2024 yılından bu yana ise çalışmalarına Aydın’daki muayenehanesinde devam ediyor.

Akademik birikimini klinik deneyimiyle bir araya getiren Prof. Dr. Günel’in çalışma alanları arasında burun ve sinüs hastalıkları, KBB hastalıklarının tanı ve cerrahi tedavisi ile yüz bölgesine yönelik estetik uygulamalar bulunuyor.

SİNÜS HASTALIKLARI VE YÜZ ESTETİK

İŞLEMLERİ ALANINDA AMERİKA EĞİTİMİ

Mesleki gelişiminin önemli aşamalarından bazılarını Amerika Birleşik Devletleri’nde aldığı eğitimlerle gerçekleştiren Prof. Dr. Ceren Günel, özellikle sinüs cerrahisi ve yüz plastik cerrahisi alanlarında uluslararası deneyim kazandı.

2013 yılında Harvard Medical School bünyesinde sinüs hastalıkları ve sinüs cerrahisi üzerine bir eğitim programına katıldı. 2016 yılında ise Pennsylvania Üniversitesi (UPenn) Yüz Plastik Cerrahi Kliniği’nde yüz estetik işlemleri ve fasiyal plastik cerrahi alanında eğitim aldı.

Türk Rinoloji Derneği ve Türk KBB Derneği bünyesindeki bilimsel çalışmalarını sürdüren Günel’in ulusal ve uluslararası bilimsel yayınları da bulunuyor.

Akademik çalışmaların hekimlik pratiğinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günel, bu yaklaşımını şöyle ifade ediyor:

“Akademik faaliyetlerimiz üniversite geçmişimizle şekillendi ve bugün de devam ediyor. Bilimsel çalışmalarımız ve uluslararası deneyimlerimiz doğrultusunda klinik yaklaşımımızı bilimsel temeller üzerinde sürdürmeye önem veriyoruz.”

KULAK BURUN BOĞAZ
HASTALIKLARININ KAPSAMI

KBB’nin kapsamının toplumda düşünüldüğünden çok daha geniş olduğunu belirtan Prof. Dr. Günel, “Kulak-Burun-Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi, yalnızca kulak ya da boğaz hastalıklarıyla sınırlı olmayan, baş ve boyun bölgesindeki çok sayıda organ ve anatomik yapının hastalıklarıyla ilgilenen geniş kapsamlı bir uzmanlık alanıdır.

Bu kapsamda işitme kaybı, kulak enfeksiyonları, baş dönmesi ve denge bozuklukları gibi kulak hastalıklarının yanı sıra; burun tıkanıklığı, alerjik rinit, sinüzit, burun ve sinüs hastalıkları da KBB’nin temel çalışma alanları arasında yer alır. Çocukluk çağında sık görülen geniz eti ve bademcik hastalıkları, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları ve çocukluk çağı işitme sorunları da branşın önemli bir bölümünü oluşturur.

Ses kısıklığı, yutma güçlüğü, gırtlak hastalıkları, tükürük bezi hastalıkları, ağız içi ve dil lezyonları ile baş-boyun bölgesindeki kitleler de KBB uzmanlığının değerlendirdiği diğer hastalık grupları arasındadır. Bunun yanı sıra burun ve yüz bölgesinin fonksiyonel ve estetik cerrahileri de uzmanlık alanının cerrahi uygulamaları içerisinde yer alabilir.” dedi.

KRONİK SİNÜZİTTE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Toplumda sık görülen kronik sinüzit, Prof. Dr. Günel’in klinik ve akademik çalışma alanları arasında yer alıyor.

Üç aydan uzun süren burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve benzeri şikâyetlerin kronik sinüzit açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Günel, tedavi planının hastanın yakınmaları, muayene bulguları ve gerekli durumlarda görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek oluşturulduğunu belirtiyor.

Tedavide öncelikle uygun medikal yöntemler değerlendirilirken, medikal tedaviye rağmen şikâyetlerin devam ettiği ve cerrahi gereksinimin ortaya çıktığı durumlarda Endoskopik Sinüs Cerrahisi  gündeme gelebiliyor.

Sinüslerin göz ve beyin gibi önemli anatomik yapılarla yakın komşuluğu, cerrahi planlamada bölgenin anatomisinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Prof. Dr. Günel bu yaklaşımı, “Cerrahi karar verilmeden önce hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve gerekli tetkikler birlikte ele alınmalı. Cerrahi uygulanması gereken durumlarda ise işlem, hastanın klinik özellikleri ve anatomik yapısı doğrultusunda planlanmalı.” sözleriyle ifade ediyor.

YÜZ ESTETİĞİNDE ANATOMİK
DEĞERLENDİRMENİN ÖNEMİ

Prof. Dr. Ceren Günel’in çalışma alanlarından bir diğerini yüz bölgesine yönelik medikal ve cerrahi estetik uygulamalar oluşturuyor.

Yüz bölgesinde gerçekleştirilen uygulamalarda anatomik yapıların ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi önem taşıyor. Özellikle cilt altındaki damar, sinir, kas ve diğer dokuların anatomik özelliklerinin bilinmesi, uygulamanın doğru ve güvenli biçimde planlanmasının temel unsurları arasında yer alıyor.

Medikal estetik uygulamalarda kullanılan ürünlerin niteliği ve uygulamanın tıbbi açıdan uygunluğu da önem taşıyor. Ruhsatsız ya da uygun olmayan ürünlerin kullanımının sağlık açısından çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Günel, estetik uygulamaların tıbbi değerlendirme ve hasta güvenliği gözetilerek planlanması gerektiğini vurguluyor.

TEDAVİ SÜRECİNDE YAKIN TAKİP VE İLETİŞİM

Prof. Dr. Günel, sağlık hizmetinin yalnızca muayene, tedavi ya da cerrahi uygulamanın gerçekleştirildiği anla sınırlı olmadığını; hastanın iyileşme sürecinin de aynı özenle takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.

KBB hastalıklarında tanı ve tedavi sürecinin yanı sıra, cerrahi uygulanan hastaların ameliyat sonrasında tam iyileşme sağlanana kadar düzenli kontrollerle yakın takip edilmesi klinik yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturuyor. Hastaların tedavi sürecinde ihtiyaç duyduklarında hekime ulaşabilmeleri ve ortaya çıkabilecek soruların gecikmeden değerlendirilebilmesi amacıyla sürekliliği olan bir iletişim sistemi uygulanıyor.

Benzer şekilde medikal estetik uygulamalarda da süreç yalnızca uygulama ile tamamlanmıyor; sonuçların değerlendirilmesi ve gerekli kontrollerin yapılması için hastalar takip ediliyor.

Prof. Dr. Günel, “Hastalarımızın yalnızca muayene ya da tedavi sırasında değil, iyileşme sürecinin tamamında kendilerini takip altında hissetmelerini önemsiyorum. Özellikle ameliyat sonrası dönemde tam iyileşme sağlanana kadar kontrollerimizi sürdürüyor ve ihtiyaç duyduklarında bize ulaşabilecekleri bir iletişim sistemi oluşturuyoruz.” diyor.

AKADEMİK BİRİKİM VE
KLİNİK DENEYİMİN BİRLİKTELİĞİ

Prof. Dr. Ceren Günel, akademik birikim ile klinik deneyimin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğunu vurguluyor. Güncel bilimsel gelişmelerin takip edilmesi ve elde edilen bilgilerin klinik pratiğe aktarılması, mesleki yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Tanı ve tedavi süreçlerinde bilimsel verilerin yanı sıra hastanın klinik özelliklerinin, beklentilerinin ve ihtiyaçlarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Günel, her hastaya standart bir yaklaşım yerine kişiye özgü bir değerlendirme yapılmasına önem veriyor.

Prof. Dr. Günel’in mesleki yaklaşımının temelinde; bilimsel bilgi, klinik deneyim, hasta güvenliği ve güçlü hasta-hekim iletişiminin bir bütün olarak ele alınması bulunuyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ