Op. Dr. Ali Terkuran: Ortopedide doğru değerlendirme önem taşıyor

El ve mikro cerrahi, kalça ve diz protezi, kas ve lif yırtıkları alanında çalışan Op. Dr. Ali Terkuran, Aydın Özel Ege Liva Hastanesi ortopedi ve travmatoloji bölümünde hasta kabulüne başladı.
2011 yılında Aydın Atatürk Devlet Hastanesi ortopedi ve travmatoloji bölümünde çalışmaya başlayan Op. Dr. Ali Terkuran, 2021 – 2024 yılları arasında Nazilli’de görev yaptıktan sonra 2024 yılından itibaren Aydın Özel Ege Liva Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.
Aydın’da el ve mikro cerrahi, kalça ve diz protezi, omuz, kalça, diz ile ayak bileği kas ve lif yırtıklarının cerrahi tedavileri alanındaki çalışmalarıyla bilinen Op. Dr. Ali Terkuran, bugüne kadar çok sayıda cerrahi vakada görev aldı. Ayak bileği, diz, kalça ve omuz ekleminde yaptığı kapalı ameliyatların yanı sıra, uygun hastalarda artroskopik ve eklem koruyucu cerrahi seçenekleri değerlendiren Op. Dr. Terkuran, omuz ağrısı ve donuk omuz tablosunda ise hastanın klinik durumuna göre cerrahi veya ilaç tedavisi gibi farklı tedavi seçeneklerinin değerlendirilebileceğini belirtirken, “Ortopedide doğru değerlendirme önem taşıyor.” dedi.
EL CERRAHİSİ
VE MİKRO CERRAHİ
El ve mikro cerrahi alanında çalışmalarını sürdüren Op. Dr. Ali Terkuran, özellikle el yaralanmalarında tendon, sinir ve damar hasarlarının birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerken, “El yaralanmalarını küçük kesi deyip geçmemek lazım” dedi. El yaralanmalarının tendon, sinir ve damar hasarı olabileceğini, parmak hareket etse bile tendonda kısmı yırtıklar olabileceği ve bunun birkaç gün içinde tam kat yırtığa dönebileceğini söyleyen Terkuran, özellikle damar yaralanması olan hastalarda ilk 8 saatte müdahale edilmezse parmak kesilmelerine kadar gidebileceği ifade etti. Bu tarz hastaların ameliyat sonrası takiplerinde Op. Dr. Ali Terkuran ve ekibi, gösterdikleri sıkı takiplerle hastaların sağlıklarına kavuşmasına yardımcı oldular.
DİZ VE KALÇA KİREÇLENMELERİ
Diz ve kalça kireçlenmelerinde bazen ilaçla, bazen de protezsiz tekniklerle hastaların harekete kavuşturulabileceği konusunda bilgilendiren Op. Dr. Ali Terkuran, hastalara PRP, proloterapi ve nöral terapi seçeneklerinin de uygulanabileceğini de söyledi.
Terkuran, proloterapi ve nöral terapi yöntemlerinin bel ve boyun fıtığı olan uygun hastalara da uygulanabileceği bilgisini verdi.
“HER HASTADA
AMELİYAT GEREKMEYEBİLİR”
Ortopedi ve travmatoloji alanında her hastada ameliyatın gerekli olmayabileceğini belirten Op. Dr. Ali Terkuran, tedavi planının hastanın klinik durumu, yaşı ve mevcut doku hasarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Menisküs ve kıkırdak sorunları, kas ve tendon yaralanmaları, omuz, kalça, diz ve ayak bileği problemlerinde, hastanın durumuna göre cerrahi ve cerrahi dışı tedavi seçeneklerinin değerlendirilebildiğini ifade eden Terkuran, kök hücre, kolajen, ozon, PRP, hyalüronik asit, proloterapi ve nöral terapi gibi uygulamaların da uygun hastalarda, hekim değerlendirmesi doğrultusunda gündeme gelebileceğini belirtiyor. Terkuran, “Her hastada aynı tedavi yönteminin uygulanması yerine, hastanın ihtiyaçları ve klinik bulguları doğrultusunda farklı seçenekler değerlendirilebilir.” dedi.
EKZOZOMLAR
Ekzozomlar’ın kıkırdak hasarları, tendon yaralanmaları ve kronik eklem sorunlarında vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını hücresel düzeyde desteklemeyi hedeflediğini ifade eden Op. Dr. Terkuran, “Ekzozomlar, vücudumuzdaki hücrelerin birbirleriyle iletişim kurmak için salgıladıkları, protein ve genetik materyal taşıyan mikro keseciklerdir. Ortopedi alanında ekzozomlar, özellikle hasarlı dokuların onarım sürecini tetikleyen sinyalleri taşıma yetenekleri nedeniyle son yıllarda bilimsel araştırmaların odak noktası haline gelmiştir. Geleneksel yöntemlerden farkı, doğrudan hücre nakli yapmak yerine, hücrelerin onarım emri veren ‘mesajcılarını’ kullanarak doğal bir biyolojik yanıt oluşturma potansiyelidir.
Rejeneratif (yenileyici) uygulamalar, her hastanın doku yapısına ve hasarın derecesine göre farklı sonuçlar verebilen dinamik süreçlerdir. Bu nedenle, eklem sağlığındaki değişimleri erken aşamada fark edip bir uzmana danışılması, güncel bilimsel yöntemlerin sizin için uygunluğunu değerlendirmek açısından kritiktir.” dedi.
KRONİK AĞRILAR VE DOKU TEDAVİSİNDE
PROLOTERAPİ YÖNTEMİ
Özellikle kronik ağrılar, bağ gevşekliği ve tendon problemlerinde uygulanan proloterapi hakkında bilgi veren Op. Dr. Ali Terkuran şunları söyledi:
“Proloterapi, bağ, tendon ve eklem çevresi dokulara uygulanan enjeksiyonlarla, vücudun doğal onarım sürecini uyarmayı hedefleyen bir yöntemdir. Uygulama sırasında verilen solüsyon, bölgede kontrollü bir uyarı oluşturarak iyileşme mekanizmalarını harekete geçirebilir. Ortopedi alanında proloterapi; özellikle kronik ağrılar, bağ gevşekliği ve tendon problemlerinde destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Bu yöntem, doğrudan bir tamir yapmak yerine, vücudun kendi iyileşme sürecini aktive etmeyi amaçlar.
Elde edilen sonuçlar; hastanın dokusal durumu, problemin süresi ve uygulama bölgesine göre değişkenlik gösterebilir. Uygulamanın planlanması ve takibi, uygun hasta seçimi ile birlikte değerlendirilmeli.”


