1990’lı yıllardan bugüne uzanan bir cerrahi yolculuk; Op. Dr. Mehmet Uluçay

Aydın’da beyin ve sinir cerrahisi alanında uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle çalışmalarını sürdüren Op. Dr. Mehmet Uluçay, cerrahinin yalnızca teknik bilgiyle değil; doğru tanı, dikkatli planlama, disiplin ve hasta-hekim iletişimiyle bir bütün olduğunu vurguluyor.
Aydın’ın sağlık tarihinde önemli bir döneme tanıklık eden Beyin ve Sinir Cerrahı Op. Dr. Mehmet Uluçay, 1992 yılında o dönem SSK Hastanesi olarak hizmet veren Atatürk Devlet Hastanesi’nde beyin cerrahisi biriminin kuruluşunda görev aldı. Bu dönem, kentte beyin ve sinir cerrahisi hizmetlerinin gelişimi açısından önemli bir aşama olarak öne çıktı.
Beyin, boyun ve bel hastalıklarının cerrahi tedavisine yönelik çalışmalarını yıllar içerisinde sürdüren Uluçay, bugün de mesleki deneyimlerini yeni gelişmeler ışığında değerlendirmeye devam ediyor. Uluçay’ın hekimlik anlayışının temelinde ise dört kavram bulunuyor: sevgi, bilgi, titizlik ve disiplin.

CERRAHİDE DİKKAT
VE TİTİZLİK ÖNEM TAŞIYOR
Beyin ve sinir cerrahisinin yüksek dikkat ve hassasiyet gerektiren bir alan olduğunu belirten Op. Dr. Mehmet Uluçay, uzun süren operasyonlarda cerrahi planlama ve ekip çalışmasının önemine dikkat çekerken, beyin tümörleri, omurga ve periferik sinir cerrahileri gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen operasyonların hastanın klinik durumuna göre planlandığını ifade etti.
Bel ve boyun fıtıkları, omurilik kanal darlıkları ve periferik sinir sıkışmaları, çalışma alanları arasında yer alan başlıca hastalık grupları arasında bulunuyor. Omurga cerrahisindeki güncel gelişmelerin takip edilmesinin de cerrahi yaklaşım açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
CERRAHİ SÜREÇTE DOĞRU TANI
VE DOĞRU İLETİŞİM
Op. Dr. Uluçay’a göre cerrahi süreç yalnızca ameliyat aşamasından ibaret değil. Hastanın şikâyetlerinin doğru değerlendirilmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve tedavi seçeneklerinin hasta ile açık biçimde konuşulması sürecin önemli aşamalarını oluşturuyor.
Hasta ile hekim arasındaki iletişimi “terazinin iki kefesi” olarak nitelendiren Uluçay, hastanın beklentileri ile tıbbi olarak mümkün olan sonuçların dengeli biçimde ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Cerrahi müdahalenin gerekliliği, olası riskler, komplikasyon ihtimalleri ve iyileşme süreci hakkında hastanın bilgilendirilmesinin önemine dikkat çeken Uluçay, tedavi kararının hekim değerlendirmesi ve hastanın mevcut klinik durumu doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini ifade ediyor.

İLERİ YAŞTA ÜÇ BELİRTİ
GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Op. Dr. Mehmet Uluçay, özellikle ileri yaş grubunda görülen bazı belirtilerin yalnızca yaşlanmaya bağlanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Unutkanlık, yürümede bozulma; özellikle kısa adımlarla yürüme veya dengesizlik ve idrar kaçırma şikâyetlerinin birlikte görülmesi halinde tıbbi değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu belirten Uluçay, bu belirtilerin bazı hastalarda Normal Basınçlı Hidrosefali (NBH) gibi nörolojik tablolarla ilişkili olabileceğini ifade ediyor.
Her üç belirtinin bir arada bulunmasının tek başına kesin bir tanı anlamına gelmediğini vurgulayan Uluçay, özellikle ileri yaştaki bireylerde yeni ortaya çıkan veya giderek artan nörolojik belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
BEYİN VE OMURGA SAĞLIĞINDA
FİZİKSEL AKTİVİTENİN YERİ
Meslek hayatında farklı yaş gruplarından ve çeşitli klinik tablolara sahip hastalarla karşılaştığını ifade eden Op. Dr. Mehmet Uluçay, beyin ve omurga cerrahisinin sürekli gelişen bir alan olduğunu belirtiyor.
Cerrahi yöntemlerdeki gelişmelerin yanı sıra doğru tanı, uygun hasta seçimi ve ameliyat öncesi değerlendirme süreçlerinin de tedavinin planlanmasında önemli olduğunu dile getiren Uluçay, her hastanın kendi klinik özellikleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzun yıllar süren meslek hayatında fiziksel dayanıklılığın da önemli olduğunu belirten Uluçay, kendisinin düzenli spor yaptığını ifade ediyor.
Düzenli fiziksel aktivitenin genel sağlık ve hareket sistemi açısından önemli olduğunu belirten Uluçay, özellikle omurga sağlığının korunmasında günlük yaşam alışkanlıklarının, uygun hareketin ve kişinin ihtiyaçlarına göre oluşturulan egzersiz programlarının önem taşıdığını söylüyor.
“HASTAYI SAĞLIKLI
GÖRMEK EN BÜYÜK MUTLULUK”
Hekimlik mesleğinin yalnızca cerrahi müdahaleden ibaret olmadığını ifade eden Op. Dr. Mehmet Uluçay, hasta ile kurulan güven ilişkisinin mesleğinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirtiyor. Yıllar önce tedavi ettiği hastalarla ilerleyen yıllarda yeniden karşılaşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Uluçay, hekimlik anlayışını şu sözlerle özetliyor:
“Bu meslekte hizmet bitmez. Asıl mesele güvene layık olmak. Hasta canını emanet ediyor. Hastanın ameliyat sonrası mutluluğu, benim de mutluluğum oluyor. Sevmeden bu iş yapılmaz.”


